Bosna-Hersek

Bosna-Hersek

Bosna Hersek İslam Kültürünü benimsemiş ve Avrupa’nın yeniliklerini getirmiş bir ülke olarak karşımızdadır. Osmanlı Yönetiminde kalmış bir ülke olarak Osmanlı fethinin sonuçlarından İslam dinine geçmiş ve benimsemişlerdir.

 

Bu durum insanların hayat tarzına ve kültüründe etkiler yapmıştır. Osmanlı kültürü özellikle şehirli ağır basan bir niteliğe sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu vilayeti olarak Bosna vilayeti Saraybosna şehri başkent merkezi olmuştur. Baktığımızda çeşitli medreseler, kiliseler, camiler, türbeler, Mimarisi, köprüler, okullar, yollar, köprüler yapılmış, Saraybosna’da ticaret merkezi olmuş, Başçarşı denilen tarihi ortam Avrupa’ya gidip gelenlerin alış-veriş ortamı yapılmıştı. Fatih Sultan Süleyman zamanında eğitime önem verilmiş din ırk dil ayrımı yapmadan Boşnaklar, Sırplar, Hırvatlara ortak destekler vermiştir. Türkiye’de okumak isteyenleri İstanbul üniversitesinde eğitime başlatmıştır. Avusturya –Macaristan İmparatorluğu tarafından 5 Ekim 1908’de Bosna hersek ele geçirilmiştir. 1991-1995 Yugoslavya iç savaşı Jepa ve Sebrenica’nın düşmesi en dramatik olaydır. Nato tarafından Dayton Anlaşması ile Kanton Merkezler Eyalet sistemine geçmişlerdir. Her kantonun başbakanı, Belediyesi, bakanları bulunmakta ve idare edilmektedir. Balkanlarda Bosna Hersek gibi ülkeler nehirler, bölgenin birçok kesiminde yer alırlar. Bölgedeki nehirler içinde bazıları şelaleler birçok ülke içinde akarsular ve büyük bir havzayı oluştururlar. Toprağı suya doygun ve tarıma ve hayvancılığa uygundur. Bazıları ise daha bölgesel veya yerel nehirlerdirler. Avrupa’ya Kabul edilen Bosna-Hersek’te UNESCO tarafından Dünya Mirası yaşatılan en önemli Mostar şehri koruma altındadır. Turizm alanında Dünyanın ilgisini çekmekte ve ziyaretler her yıl artmaktadır. Mimar Sinan eserleri Neretva nehri üzerinde köprüleri olarak biriside Mostar köprüsüdür ve şuanda da her yıl şölenler ve festivaller düzenlenmektedir. Travnik Osmanlının vezirler yetişmiş şehri olara bilinir, Travnik kalesi, yemyeşil ortam ile temiz havası, içilebilir suyu, doğal gıdaları, camileri, türbeleri ile kayak merkezi, spor alaları ile bir ortamda olursunuz. Bosna’nın her şehir üniversitelerinde Eurostar Yurtdışı Eğitim Danışmanlığının öğrencileri binlercedir. Bosna Hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz binlerce öğrenciye deste verdiğimiz gibi sizlere de destek veririz. İlk adımı atın bizi arayın.

Daha Ayrıntılı Bosna Ülkesini Tanıyalım

Bosna-Hersek, Balkanlar`da 51.197 km2`lik yüzölçümü ve yaklaşık 4.500.000 nüfusu olan bir ülkedir.

Ülke bir bütünü oluşturan üç etnik gruba ev sahipliği yapmaktadır: Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar. İngilizce`de ve daha birçok dilde etnik kimlik göz önünde tutulmadan tüm Bosna-Hersek halkına Bosnalı denir. Ancak Türkçe`de tarihten gelen yakınlıktan dolayı Bosnalı denildiğinde Boşnaklar yani Bosnalı Müslümanlar kastedilir. Ayrıca ülkede Bosnalı veya Hersekli olmak da ayrı etnik kimliği vurgulamak için kullanılır.

Ülke yönetim açısından iki entiteye yani devletçiğe bölünmüş durumdadır. Bunlar, Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti`dir.

Kuzey, batı ve güneyden Hırvatistan; doğudan Sırbistan; yine güneyden Karadağ ile çevrili olup Adriyatik Denizi’ne Neum şehrinin bulunduğu yerde yalnızca 20 km`lik (limanı olmayan) bir kıyısı bulunmaktadır. Ülkenin coğrafyası merkez ve güneyde dağlık, kuzeybatıda tepelik, kuzeydoğuda düzlük bir karakter sergiler. Devletin başkenti ve en büyük şehri Saraybosna, birçok yüksek dağla çevrelenmiştir. Bu coğrafî özelliğinden dolayı şehir kış turizmine elverişlidir ve 1984 Kış Olimpiyatları`na ev sahipliği yapmıştır.

Ülkenin çoğunluğunu kaplayan Bosna bölgesinde karasal iklim görülür, bu bölgede yazları sıcak, kışları kar yağışlı ve soğuktur. Ülkenin güney kıyılarındaki daha küçük Hersek bölgesinde ise tipik Akdeniz iklimi görülür. Bosna-Hersek doğal kaynaklar açısından da zengin bir görünüm arz eder.

Eski Sosyalist Yugoslavya`nın altı federe cumhuriyetinden biri olan Bosna-Hersek, bağımsızlığını 1990`lı yıllardaki Yugoslavya`nın çözüldüğü yıllarda kazanmıştır.1992 yılında Yugoslavya`dan ayrılan Slovenya ve Hırvatistan`ın bağımsızlığını tanıyan AB ve BM, Makedonya ve Bosna-Hersek`in bağımsızlığını referandum şartına bağlamıştı. Bu nedenle 1992 yılında Bosna-Hersek`te yapılan referandumda halk bağımsızlıktan yana oy kullanınca yeni devlet kuruldu. Ancak bu devleti, ülkedeki Sırplar tanımadı ve Boşnaklar ve Hırvatlara karşı savaş açtı. 1995 yılına kadar süren Bosna Savaşı`ndan sonra Dayton Barış Antlaşması imzalandı. Buna göre ülkede barışı uygulayacak uluslararası bir konsey kuruldu. Bu konsey bir Bosna-Hersek Yüksek Temsilciği kurdu. Sonuçta ülkede bulunan bu yüksek temsilcilik şu anda cumhurbaşkanını görevden alma dahil birçok yetkiyle donatılmıştır. Ayrıca bu anlaşmaya göre Üçlü Cumhurbaşkanlığı Konseyi`yle de ülkedeki üç etnik grup temsil edilecektir.

Günümüzde gelinen noktada Bosna-Hersek`in bölünmüşlüğü devam etmektedir. Az da olsa bazı bakanlıkların (Savunma, Gümrük vb.) birleştirilmesi çalışmaları sürmektedir.

Coğrafya

Bosna-Hersek Avrupa kıtasının güney doğu, Balkan yarımadasının ise kuzey batı köşesinde olup, 42-45 Kuzey enlemleriyle, 15-19 Doğu boylamları arasında yer almaktadır. Doğusunda Sırbistan, güney doğusunda Karadağ, kuzey ve batı yönlerinde Hırvatistan ile komşudur.

Ülkenin Adriyatik Denizi’nde 20 km uzunluğunda bir sahil şeridi vardır. Ancak bu sahil şeridi ticari liman olma özelliğine sahip olmadığı için bu ihtiyaç Hırvatistan’ın uluslar arası Ploçe Limanı kiralanarak giderilmektedir.

Bosna-Hersek’in %82’lik bölümünü Bosna, % 12’lik bölümünü de Hersek oluşturur. Bosna-Hersek Federasyonu ülkenin %51,48’ini kaplarken, Sırp Cumhuriyeti % 48,52 ‘lik bölümünü kaplamaktadır. Bosna-Hersek`te karasal iklim hakimdir. Hava sıcaklıkları, en sıcak aylar olan Temmuz ve Ağustos’ta 30 dereceye kadar çıkarken, en soğuk günler ise, Aralık ve Ocak aylarında yaşanmakta ve sıcaklık -20 dereceye kadar düşmektedir. Genelde 4 mevsim bol yağış alan ülkede en yağışlı ay Haziran (110–115 mm), en kurak ay ise Aralık’tır (40–70 mm). Ülkenin güneybatı kesiminde ve Neretva Vadisinde Akdeniz iklimi görülür. Bu bölgelerde meyve-sebze bahçeleri, üzüm bağları bulunmaktadır. Hayvancılık ise, ülkenin tümünde yapılmaktadır.

Başlıca nehirleri Una, Sana, Drina, Sava, Bosna, Vrbas ve Mostar Köprüsü`nün altından akan Neretva`dır.Başlıca doğal kaynakları kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, bakır, krom, çinko, kurşun, tuz, bart, asbest, kaolin ve alçıdır.

Ülkedeki ekilebilir toprakların oranı %14, otlak ve meraların oranı %20, orman ve ağaçlık alanların oranı %39, diğer toprakların oranı da %27`dir. Sulanabilen arazi 20 km2`dir.

Tarih

Akdeniz kıyısındaki diğer şehirler gibi Bosna da tarih sahnesindeki yerini Roma İmparatorluğu içerisinde almıştır. Roma İmparatorluğu`nun çöküşünden sonra Bosna`nın yönetimi 1200`lü yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli kereler el değiştirmiştir. Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı, bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.

1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir. Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşa ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenekleri ile kültürüne de etki etmiştir. 1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir. Zayıflayan Osmanlı İmparatorluğu`nu parçalamaya karar veren müttefiklerin malî sıkıntılar içerisindeki İstanbul`a baskısı sonucu Bosna`daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu`nun kontrolüne geçmiştir.

1918 – 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya`nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir. 1941 – 1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı sırasında Naziler Yugoslavya’yı işgal ederek Slovenya`yı Almanya`ya, Hırvatistan`ı İtalya`ya ve Makedonya’yı Bulgaristan’a bağlayarak özellikle Yahudi ve Çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler.

1945 – 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yıllı Tito`nun liderliği altında geçti. Bu dönemde Bosna – Hersek`in sınırları 1918 öncesi döndü ve Boşnaklar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular. Batı`nın desteği ile Yugoslavya`da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya’yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi. 1970`li yıllarda Sovyet müdahalesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya`yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı. Soğuk Savaş`ın son bulması ve sona eren komünist birlikte parçalanan Sovyetler Birliği`nden Yugoslavya da etkilendi.

1986 – 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloşeviç ve onun desteklediği militanlarca Büyük Sırbistan`ı kurma hayalleri ile sistematik bir katliam gerçekleştirildi. Bu dönemde 100.000`in üzerinde Boşnak yaşamını kaybetti. Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler; uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı.

Şubat 1992`de bağımsızlığını ilan eden Bosna – Hersek 7 Nisan 1992`de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992`de Birleşmiş Milletler`e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi.

Bosna`daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı. Bosna`nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzaklaştırarak Sırp devletini kurmaktı. Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü. Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı.

Savaşın ilk aylarında askeri olmayan doğudaki pek çok Boşnak şehri Sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenitsa saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu.

1993`te Birleşmiş Milletler altı yerleşim birimini “güvenli bölge” ilan etti; Srebrenitsa da bunlardan birisiydi. Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin oluşturmaktı.

Mayıs 1995`te Sırplar Saraybosna`daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi. Buna misilleme olarak Sırplar, altı güvenli bölgeyi bombalayarak 300 Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı. Sırpların şehre yaklaşması üzerine, Srebrenitsa`daki Boşnaklar, Hollandalı askerlerin kendilerini savunmasını istemiştir. Buna rağmen red cevabı aldıklarında, güvenli bölge olduğu için şehre girilirken ellerinden alınan silahların teslimi ve şehrin bizzat Boşnaklar tarafından savunulması yönündeki taleplerini ilettikleri halde, Boşnaklar silahsız ve yalnız bırakılmışlardır. Temmuz 1995`te general Mladic komutasındaki Sırp güçleri Srebrenitsa`daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçleriyle anlaşarak şehri hedef aldı. Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari`ye ulaştı. Sırplar Srebsenitsa`ya geldiğinde Hollandalı Birleşmiş Milletler gücü komutanı, Sırpları engellemek yerine onlara katliam konusunda yardımcı oldu. Rivayete göre Hollandalı birliklerin komutanı, Sırp general Mladic ile karşılıklı olarak kadeh bile kaldırmıştır. Hollandalı birlikler hiç müdahale bulunmamış, hatta soykırımın düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için katliama yardımcı bile olmuşlardır. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirilip kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürülmüştür. II. Dünya Savaşı`ndan sonraki bu en büyük soykırımda 10-15 bin Boşnak`ın katledildiği iddia edilmektedir. Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500-8000 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir. Olayın en ilginç tarafı ise, bu olaydan utanması gereken Hollandalı birlikler, memleketlerine döndüklerinde Hollanda hükümeti tarafından “madalya” ile ödüllendirilmişlerdir.

Srebrenitsa Katliamı`nın ardından o güne kadar olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı ve 1995 yılı sonlarında savaş son buldu.

Siyasi Yapı

Bosna-Hersek Cumhuriyeti, iki devletten oluşmaktadır:

• Toprakların %51`ine sahip Hırvat ve Boşnaklardan oluşan Bosna-Hersek Federasyonu,

• Toprakların %49`una sahip Sırplardan oluşan Sırp Cumhuriyeti.

Bosna-Hersek Devletinin yapısı 1992-1995 yılları arasında cereyan eden iç savaşı sona erdiren Dayton Barış Antlaşmasıyla (DBA) belirlenmiş olup ülke Bosna-Hersek Federasyonu (Federasyon da kendi içinde 10 Kantona ayrılmıştır) ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki birime (devletçiğe) ve bir küçük özerk bölgeye (Brcko) bölünmüştür.

Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır. Bosna-Hersek Cumhuriyeti, Hırvatistan Cumhuriyeti ve Yugoslav Federal Cumhuriyeti’nin yanı sıra, AB, Fransa, Federal Almanya, Rusya Federasyonu, İngiltere ve ABD temsilcilerinin de gözlemci olarak imzaladıkları Dayton Barış Antlaşması bir ana metin ile 11 ekten oluşmakta ve sivil ve askeri alanlarda düzenlemeler içermektedir. Anlaşmanın askeri yönlerinin uygulanması ilk bir yıllık süre için IFOR (Implementation Force) adı altında NATO liderliğinde, bazı NATO dışı ülkelerin de katılımıyla oluşturulan yaklaşık 60.000 kişilik kuvvetin sorumluluğuna verilmiştir.

Bir yıllık görev süresi 20 Aralık 1996’da biten bu kuvvetin yerini daha az personele sahip SFOR (Stabilization Force) almıştır. Türkiye her iki kuvvete de Zenica’da konuşlanmış bulunan bir Tugay ile katılmıştır. 2001 yılı sonu itibariyle SFOR’daki asker sayısı 17.700’e, Türk Tugayı ise Tabur düzeyine indirilmiştir.

8-9 Aralık 1995 tarihlerinde Londra`da düzenlenen Barışı Uygulama Konferansı`nda Dayton Barış Antlaşması`nın imzalanmasıyla Uluslararası Eski Yugoslavya Konferansı`nın (ICFY) başlıca hedeflerine ulaşılmış olduğu ve barışın uygulanmasından sorumlu olacak yeni bir yapıya ihtiyaç duyulduğu tespit edilerek, ICFY`nin yerini almak üzere Londra Konferansı`na katılan tüm devletlerin, Uluslararası Örgütlerin ve Kuruluşların katılımıyla bir Barışı Uygulama Konseyi`nin (Peace Implementation Council-PIC) kuruluşuna karar verilmiş, Konseye siyasi yönlendirmede bulunmak üzere de bir Yönlendirme Kurulu (Steering Board-SB) kurulmuş ve üyeleri belirlenmiştir. Türkiye Yönlendirme Kurulu`nda İslam Konferansı Örgütü`nü temsilen yer almaktadır.

Anlaşmanın sivil yönlerinin uygulanması “Yüksek Temsilcilik ”in (Office of the High Representative) sorumluluğundadır. Yüksek Temsilcilik görevini halen İngiliz Liberal Demokrat Partinin eski lideri Paddy Ashdown, yardımcılıklarını ise ABD’li Ralph Johnson ve Alman Matthias Sonn yürütmektedir. Saraybosna’daki Yüksek Temsilcilik Ofisi`nde ülkemizden de Dışişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü mensubu görev yapmaktadır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Uluslararası Polis Görev Gücü – United Nations International Police Task Force – UNIPTF- bünyesinde Türk Polis gücü başkanlığında Türkiye İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü`nden personel görev yapmaktadır. Söz konusu görevde değişik tarihlerde Emniyet Müdürlerinden Ömer Gürülkan, Metin Meydan UNIPTF- Türk Grubu Başkanı olarak görev yapmışlardır.

Etnik Yapı

(Dayton Barış Antlaşması sonrasında entitelerin yüzölçümleri)

• Bosna-Hersek Federasyonu: 26.345 km2 (% 51.46)

• Sırp Cumhuriyeti (RS): 24.840 km2 (% 48.52)

• Brćko Bölgesi: 12 km2 (% 0,02 )

• Karasuları: 12 mil.

Ekonomi

B-H ekonomisinin güçlendirilmesi yönünde özellikle savaşın yol açtığı yapısal sorunların aşılması için çaba gösterilmektedir. Bu çerçevede, yabancı yatırımcılar için yatırım olanaklarının iyileştirilmesi, ekonomik gelir sağlayan ve dünya standartlarında rekabetçi sektörlerin güçlendirilmesi, enerji yatırımlarının yapılması gerekmektedir.

B-H ekonomisinin en güçlü sektörleri, ormancılık ve turizmdir. Ülkenin hidroelektrik kaynakları geniş yatırım olanakları sağlamaktadır. Ancak B-H, yabancı yatırımcıya sunulan cazibe ortamı itibariyle dünya sıralamasında 125.’dir.2009 yılında, dünyada yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle, B-H ile IMF arasında 1.1 milyar Euro’ya baliğ Stand-by Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma Eylül 2012-Eylül 2014 dönemi kapsayacak ve yaklaşık 405 Milyon Avro’ya tekabül eden şekilde 2012 yılında yenilenmiştir.

B-H’in başlıca ticaret ortakları Hırvatistan, Almanya, Sırbistan, İtalya, Slovenya, Avusturya, Türkiye ve RF’dir.

Bosna-Hersek

Bilgiler medyadan alıntıdır.